Into the Wild’ın ünlü Otobüsü Taşındı!

Christopher McCandless’ın yaşama veda ettiği, efsaneleşen terk edilmiş kamyon; güvenlik nedeniyle askeri helikopterle taşındı. Into the Wild filmi /kitabıyla Dünya’ya yayılan hikayesi, günümüzde bile birçok gezgini, seyyahı, doğa-severi derinden etkilemeye devam ediyor. Bir son değil yolda olmanın, yola çıkmanın, içsel seyahatlerin ufuk açıcı ilk örneklerindendir.

“Sınır tanımayan bir maceracı… Evi yollar olan, güzelliklere yolculuk yapan bir seyyah olmaktır amacım.”

Alaska’da bulunan into the wild ‘ın terk edilmiş kamyonu güvenlik gerekçesiyle güvenli bir alana taşındı. Instagram’da gezinirken görünce garip hisler besledim. Tarihin bir parçasının değişmesi, o macerayı elbette bozmaz ama yine de insan garip hissediyor. Alaska’daki Teklanika Nehri kamyona giden yolu oldukça zorlu kılıyordu. Gerek aynı yolu paylaşmak, gerek fotoğraf çektirmek için ziyaretçi sayısı artıp, nehirde boğulmalar artınca bu karar ortaya çıkmış. Biraz araştırınca bulduğum çeviri bilgileri de ekliyorum.

Kaynak: @mentenomade

Alaska’nın vahşi doğası ve Turistler

Instagram ve medyada konuşulanlar..
“Şu anda otobüs bir depoya taşınacak ve buranın neresi olacağı henüz belli değil. Ancak halk tarafından ziyaret edilebilecek bir yer olacak.”
“Alaska Doğal Kaynaklar Sorumlusu Corri Feige; “İnsanların Alaska’nın vahşi doğasında güvenli bir şekilde zevk almalarına teşvik ediyoruz ancak bu, tehlikeli ve pahalı kurtarma operasyonları gerektiren terk edilmiş ve kötüleşen bir araç ve daha önemlisi ziyaretçilerin hayatına mal oluyordu. Bu duruma güvenli, saygılı ve ekonomik bir çözüm bulduğum için mutluyum.” dedi.

Into the Wild ‘ın ünlü terk edilmiş otobüsü

Into the Wild Konusu

Jon Krakauer’ın 1996 yılında yayımlanan ve “Christopher McCandless” adındaki bir gencin maceralarını anlattığı kurgusal olmayan kitabından uyarlanan bir film.

Metropolden vahşi hayata, öze, siyahtan beyaza ve kendine dönüş hikayesidir. İyi bir üniversiteden dereceyle mezun olan Christopher, iyi de bir sporcudur. Mezuniyet sonrası istediği hayatın bu olmadığını, alışılmış düzenin bu olmadığını ve eksik olduğunu söyler. Tüm mal varlığını hayır kurumuna bağışlayıp, her şeyini evde bırakarak upuzun bir yolculuğa, yeni bir hayata başlar. Alaska’nın vahşi ve ıssız doğasında biten bu yolculuk sırasında ve sonrasında hayatını kökünden değiştirecek kişilerle tanışır. Christoper hayatın anlamını ve ölümün kaçınılmazlığını deneyimleyecektir.

Into the Wild Fragman

Into the Wild alıntılar

“Düşüncelerimi anlatan kelimelerin git gide anlamsızlaştığını farkettim.”

Alaska ıssızlığı ve yalnızlığı

“Mutluluk uçsuz bucaksız ormanlardadır; bomboş sahillerdeki coşkudadır. İnsan elinin değmediği bir yerdedir; denizin diplerinde ve gürlemesindedir.”

“İnsanları severim, ama doğayı daha çok severim.”

“Yalnızca hayallerinin peşinden koşan insanlar için hayat farklı bir anlama sahiptir.”

“Televizyon olmadığı için pencereden bulut seyretmeye başladım. Oradaki yayın çok iyi, haberleri daha güvenilir…”

“Çoğu insan onları mutsuz eden koşullarda yaşıyor ve gene de bunu değiştirmek için hiçbir şey yapmıyorlar. Çünkü güvenli, rahat, rutin bir hayata koşullanmış durumdalar.”

Ve onca şey yaşadıktan, o kadar şey deneyimledikten sonra: “Mutluluk sadece paylaşıldığı zaman gerçektir.”

Bir yere varmak amaç değilse, önemli olan yolda olmaksa öğrenecek, deneyimleyecek, hayal kuracak yığın şey var! Şu an 30’a 1 kala mottosunda 29 yaşıma girdim. Birgün doğada yaşama, kendi ahşap evini yapma ve bu düzenden çıkıp kendi düzenini oluşturma hayali kuruyoruz. “Uç, olmaz, bu ne” diyen kim, fikir varsa uzak tutup, benzer hisler taşıyan insanlarla dostluk edip bu izole ve yönlendirici kurguyu, hayallerimizin gerçek olacağı güne ve sonrasında bir ömür sürdürmek amacımız.
Sevgiyle.
Seyfi.

Yazıyı paylaşarak, yorum yaparak blogumu destekleyebilirsiniz.

Instagram’da ben: https://instagram.com/seyfidurmaz1
YouTube’da ben: Yeni videolar için tıklayın..

İşleniyor…
Başarılı! Listeye girdiniz.
0 okuyucu bu yazıyı sevmiş!

Subscribe
Bildir
guest
2 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
Kader
Kader
21 gün önce

Merhaba Seyfi, sayende haberim oldu bu durumdan, yazının başında dediğin gibi bende garip hissettim. İnsan nedense bazı şeylerin hiç değişmemesini istiyor, bu da onlardan biri, amaçlarında iyi bir niyet olsa da üzülüyorsun nedense. Dayatılan her şeyden sıyrılmış, kendini çözebilmiş ve hayallerinin peşinden gidebilmeyi göze alabilmiş bu güzel insanı hatırlattığın için teşekkürler. Hayallerimizin peşinden gidebilmek ümidiyle 🙂