Blog Yazmak ya da Yazmamak

Blog yazmak bir ki üç..
YouTube kanalı açma fikri ilk aklıma girdiğinde stres ve heyecanı harmanlanmış yaşayıp, ne yapacağımı bilmiyordum. Fotoğraf ve video üretimi hakkında ilerlemek, kendimi geliştirirken öğrendiklerimi anlatma bilinçli stresine sokup bunu hızlandırmayı amaçlamıştım. Keza şu an mesleğim ve üzerine gelecek kurguladığım yeteneğim haline döndü.
Mektup yazmak en sevdiğim hobilerimdendi, ilkokulda. Gurbette olmanın verdiği buruk hisle anneanneme ayda bir, bazen iki mektup yazıp, pullar gönderirdim. Yazının mesafeleri aşan gücünü idrak edemeyecek yaşta olsam da, bu durum beni mutlu ediyordu. Yazdığım bir kağıt, uçup gidip bir çift göze ses oluyordu. Yazma dürtüsünün ağır bastığı her zaman not alarak bunu değerlendirmişimdir. Kaç defter yol anılarımı, günlüğümü saklamış ve hala da kutularımda duruyor haldedir.

Blog yazmak kahveli bir eylemdir.

Bedava Blog Sitesi Açmak

Defterlerden sonra bunu birileriyle paylaşma dürtüsü, Blogger ‘la tanışmama neden oldu. Tabi, arada facebookta sayfa kurup 2 sene şiir ve kısa hikaye denemeleri yaptığımı es geçiyorum (pek başarılı değillerdi). O zaman ingilizce içeriğe olan zaafım olsa gerek “greenci.blogspot” isimli blogu açmıştım. Otostop maceralarını, içsel düşüncelerimi, seyahat notlarımı, tırmanış ve rota adlarını tuttuğum kendime ait oda misali bir blogum vardı. Gelenek gereği her yazıya bir şarkı adar, en başa da ekler okuyanın dinlemesini rica ederdim. 🙂
Blogger hala bedava blog açmanın ve denemenin en kolay yolu. Medium’da yazabilir, Facebook’da bir sayfa açıp yazılar ekleyebilir, Instagram hesabı açıp bunları foto-yazı şeklinde paylaşabilirsiniz. Ama bir siteye sahip olup onun şeklini, bütünlüğünü yazdıkça gelişen hissini tatmak çok ayrı (blog sahibi dostlar hak verdi).

Blog Siteleri

Tek derdim düzenli yazan blogları keşfedememek. Zamansız bir şekilde çok güzel bloglara denk geliyor ama bunları tek çatı altında keşke bulabilsek demeden de edemiyorum. Sevdiğim ve yeni okumaya başladığım bloglardan da bahsedeceğim, sizinde varsa mutlaka yoruma ekleyin ki okuyalım! 🙂 Eminim yığınla vardır ama gel gör ki denk gelmek mesele.. Ben daha çok seyahat ve kitap ikilisini içselleştirmiş blogları seviyorum. Buna ek kendi tarzını oturtmuş, kendi gibi yazan bloglarda candır.

Blog açın ve yazın!

mutlulugunpesinde.com
“Okuyucularımı daha mutlu ve daha huzurlu bir yaşam için motive etme hedefiyle yola çıktığım bu blogda sağlıklı yaşammektup arkadaşlığı ve yoga gibi çeşitli konularda yazılar yazıyorum. ” diyor Şeyma!
Yeni denk geldiğim ama sitesinin düzeni, yazılara olan özenini hemen sevdiğim güzel bir blog. Mektup arkadaşlığı, kitaplar, yogaya başlamak gibi okudukça ilham olacak birçok konu başlığı var! Mutlaka öneririm.

hayalleregidenyolum.com
Aslen Edirneliyim. (Evet, Trakyalıyım ama her lafın sonuna beya eklemiyoruz🙃)” diye hakkında sayfasında kendisinden oldukça keyifli bahseden Ece’nin blogu. El yapımı kartpostal, kitaplar, gezi yazıları ve dahası.. Kafaya takmamaya bile 20 maddede sizi ikna ediyor. Benden net öneridir! 🙂

tekbasinadaolur.com
#tekbasinadaolur hayatının tadını tek başına da çıkarabilenlere ithafen oluşturulmuş bir gezi ve doğaya dönüş deneyimi blogudur.  TBO kendini keşfetmeyi ve kendi hayatının kahramanı olmayı benimser. ” diyor Gökhan abi. Blogunu sık sık ziyaret ettiğim kamp malzemeleri, kamp yapmak, çadır incelemeleri, gezi rotaları ve dahası.. Kampa yeni başlayan, doğa sevgisini kampla süslemeyi düşünen birisiyseniz, okuyacak yığın doyurucu içerik sizi bekliyor! Mutlaka bakın derim.

calicoandtwine.com
En sevdiğim bloglardan.. Sağlıklı kendi yetiştirdiği sebze ve ürünlerden yemekler, ekmek tarifi, bahçe işleri, kendine has video renk ve kurgusu, el yapımı diy elbiseler.. Blogunda bunların satışı da mevcut. Bir de YouTube kanalı var. Kesinlikle bakın derim. Fotoğrafları ve yaşam tarzı oldukça ilham verici. Blog aç diye bağıran paylaşımları var! 🙂

kaynak: Calicoandtwine

Diğer blog yazılarım:
Tiny House nedir? // Küçük ev akımı nereden başladı? Okumak için tıkla.
Into the Wild’ın ünlü otobüsü neden ve nereye taşındı? Okumak için tıkla.

Blog yazmak neyi değiştirecek?

Neden size blog açını alt metin olarak veriyorum sizce? Toplumsal olarak az okuyan ve bu alanda bol üreten bir milletiz. Dinlemeden, anlatma merakımız fazla. Blog okumak yeni bir insan, yeni bir hayal gücü ve ilginizin olmadığı alanlarda da az da olsa fikir sahibi olmayı sağlar. Telefonu arada bir blog okumak için de elimizde tutmak gerçekten keyifli. Okurken gülümsediğim yazılarda, etrafıma baktığım oluyor. Bu minik ve içsel dünya bana oldukça keyif ve fayda olarak dönmeye başladı. O yüzdendir ki öneriyor ve ısrarla bahsediyorum. Blog açmak günümüzde o kadar kolay hale gelmesine karşın fark ettiniz mi bir YouTube kanalı açma popülerliği kazanmadı. Kazanmayacakta. O yüzden bloggerları sevin. Okuyun, yorumlayın ve paylaşın. Yazı ve yazılara dökülen anlamlar hala çok kalıcı ve değerli..

Sevgiyle.. 🙂

2 Comments Blog Yazmak ya da Yazmamak

  1. Tarık Dogan 30 Temmuz 2020 at 10:44

    kesinlikle ilham verici bir yazı, teşekkürler! 😀

    Cevapla

Yorum yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir